Amr Bin As (ra)
Ramazan-ı Şerif Bayramı gecesi vefat etti. Vefat edeceği vakit oğlu Abdullah, "Niçin ağlıyorsun, ölümden mi korkuyorsun?" diye sorunca "Hayır, ölümden korkmam. Lâkin sonrasından korkuyorum. Zira ben üç tabakada bulundum.<br>Evvela kâfir idim ve herkesten daha fazla Resululah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri'nin aleyhindeydim. O vakit ölmüş olsaydım cehennemlik olurdum. Sonra Resulullah'a (s.a.v.) iman ettim. O vakit ölmüş olaydım, insanlar beni tebrik ederdi. İslâm ile müşerref olup hayır üzere olduğu halde gitti derlerdi. Sonra mülk ve saltanat makamına eriştim. Şimdi ne haldeyim bilmiyorum. Vefatımda bana ağlamayınız. Kabrim üzerine taş ve ağaç koymayınız. Beni toprakla örttükten sonra bir kurban kesip etlerini parça parça edinceye dek yanımda durunuz. Ta ki Rabbimin meleklerinin emirleri nedir anlayayım." dedi ve tövbe istiğfar ederek vefat etti. Amr bin As (r.a.), Mısır fatihi olup Hazret-i Ömer (r.a.) zamanında dört sene ve Hazret-i Osman (r.a.) zamanında dört seneden iki ay eksik ve Hazret-i Muaviye (r.a.) devrinde de iki seneden bir ay eksik olarak Mısır valiliğinde bulundu. Vefatından sonra oğlu Hazret-i Abdullah (r.a.), Mısır valisi olduysa da iki sene sonra Hazret-i Muaviye (r.a.) onu azledip yerine Ashab-ı Kiram'dan Muaviye bin Hudeyc'i (r.a.) tayin etti.